Menu
GIDA GERÇEĞİ

Genetiği değiştirilmiş gıdalar

Genetiği değiştirilmiş gıdalar
Yayınlanma Tarihi: 07.11.2015
Okunma Sayısı: 6592

GİRİŞ

Genetiği değiştirilmiş ürünler, bir organizmadan başka bir organizmaya gen aktararak ürünün genetik materyaline (DNA) istenilen bir özellik eklenmesi sonucu üretilen ürüne denir (Schneider ve diğerleri, 2002). Teknolojinin amacı kurağa ve soğuğa dayanıklı, zararlılara karşı dirençli, besinsel ve duyusal özellikleri (renk, koku, tat) zenginleştirilmiş ürün elde etmek olmaktadır.

Genetik mühendisliği ilk 1973 yılında ortaya çıkmıştır. İlk uygulanma alanı diyabet hastalarının tedavisinde kullanılan insülinin üretiminde olmaktadır. Bu amaçla sindirim sisteminde yasayan Escherichia coli’nin bir çeşidine insülin geni aktarılarak insülin üretimi sağlanmıştır. İnsülin daha önce önce domuz pankreasından elde edilmekteydi. Bu teknolojiyle birlikte hem domuz kaynaklı alerjik reaksiyonlar önlenilmiş hem de insülin elde etme maliyeti azaltılmış oldu (Dharmananda, 2005).

2025 yılında dünya nüfusunun 8 milyarı aşması beklenmektedir. Dünyada nüfusun artması ile birlikte tarımsal verimi artırma alanında zamanla GDO (genetiği değiştirilmiş organizmalar) gibi yeni teknikler geliştirilmiş ve tarımla ilgili yeni bilim dalları ortaya çıkmıştır (Atsan ve Kaya, 2008). Genetiği değiştirilmiş ürünlere dayalı tarımsal ekim alanları yaklaşık 125 milyon hektara ulaşmıştır. Dünya’da GD (genetiği değiştirilmiş) ürünlere dayalı tarımsal üretimin çoğunu ABD (% 57.7), Arjantin (% 19.1), Brezilya (% 15) ve Çin (% 3.8) oluşturmaktadır (Gürbüz ve diğerleri, 2012).

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ TARIM ÜRÜNLERİ

Genetik mühendisliği, tarım ürünlerinde verimin artırılması, besin içeriği yüksek ve uzun raf ömürlü gıdaların üretilmesi ve bitkilerde olumsuz koşullara karşı dayanıklılığın artırılması gibi avantajları elde etmek için uygulanmaktadır. Aşağıda genetik mühendisliğinin gıdalarda uygulanma alanları:

- Çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak ve kimyasal ilaçların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için herbisitlere karşı dayanıklılığı arttırılmasında,

- Mısır, pamuk,  patates vb. ürünlerde zararlılara karşı dayanıklılığın artırılmasında,

- Domates, çilek gibi ürünlerde olgunlaşmayı geciktirmede diğer bir deyişle raf ömrünün uzatılmasında,

- Domateste aromanın artırılmasında,

- İneklerde süt üretimini %10-15 oranında artıran doğal bir hormon formunun üretiminde, 

- %60 daha sert peynir yapımını sağlayacak peynir mayası için gıda enzimlerinin üretiminde,

- A vitamini ve demir içeriği yüksek çeltik gibi besin değeri yüksek gıdaların üretiminde, 

- Et verimlerinin arttırılması  (balık dışında) için büyüme hormonu üretimini teşvik eden genin aktarımında olmaktadır (Atsan ve Kaya, 2008).

GDO’LARIN ZARARLARI/RİSKLERİ

Yapılan çalışmalarda elde edilen bulgular ışığında GDO’lu ürünlerin çevreye ve doğaya olan olası olumsuz etkileri:

- Bir üründen diğer bir ürüne olan kontrolsüz gen kaçışı,
- Süper yabani türlerin ortaya çıkması,
- Bitkilerde dayanıklılığın gerilemesi,
- Zararlılarda dayanıklılığın artması,
- Genetik kirlenme riski,
- GDO genlerinin toprak ve su ekosisteme geçişinin doğurabileceği riskler şeklinde olmaktadır (Ünal, 2009). 

GDO’LARIN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization) ve Gıda ve Tarım Örgütü (Food and Agriculture Organization), pazara sunulmuş GD gıdalarının şuana kadar insan sağlığını ve çevreyi etkileyen bir bilimsel kanıtın olmadığını dile getirmiştir (Adenle, 2011). Fakat, 2005’te yayınladıkları raporda tarımsal GDO’larda kullanılan pek çok genin yeni olduğu ve güvenliliklerine dair bir geçmişleri olmadığından GDO’ların insan sağlığı ve gelişimi için potansiyel risk taşıyabileceği için risk değerlendirmelerin devam etmesi gerektiğini bildirmiştir (WHO, 2005; Ergin ve Karababa, 2011).

GDO’ların sağlığı tehdit eden en önemli unsurlardan biri alerjik etkilerdir. Alerjiye neden olan proteini kodlayan bir genin başka bir ürüne transferi olduğunda diğer besine alerjen özelliğin kazandırılmasına neden olur. Alerjik özelliği olduğu bilinen Brezilya fındığından alınan bir gen, besin içeriğinin zenginleştirilmesi için soyaya aktarımı istenmiştir. Ancak aktarılan genin sentezlediği proteinin Brezilya fındığındaki alerjik proteinlerden biri olduğu ortaya çıkması sonucu transgenik soyanın geliştirilmesine son verilmiştir (Nordlee ve diğ., 1996; Kulaç ve Ağırdil, 2006; Kaynar, 2009).

Séralini ve diğ. (2007) gerçekleştirdiği bir çalışmada, GDO’lu mısırla 90 gün boyunca beslenen farelerin idrarında fosfor ve sodyum atılımında azalma ve karaciğerinde yağlanma olduğu bulunmuştur. Ayrıca, etkinin doza bağımlı olduğu, daha çok tüketenlerde daha şiddetli toksik etkilerin olduğu gözlemlenmiştir.

Cisterna ve diğ. (2008) yaptıkları bir çalışmada fareleri genetiği değiştirilmiş soya ile beslemişlerdir. Çalışma sonunda GD soya ile beslenen farelerde metabolizma hızının azaldığını gösteren mitokondriyal ve nüklear değişimler tespit edilmiştir.

Zararlı böceklere karşı dirençli mısırlarla beslenen sıçanların akyuvar sayılarında, böbrek ağırlıklarında ve albümin/globülin oranlarında önemli değişimlerin olduğu belirlenmiştir (Goodman, 2005; Kulaç ve Ağırdil, 2006; Kayar, 2009). Ayrıca, alınan GDO’lu gıdanın DNA’sının tamamen sindirilmeyip fare bağırsağında gıdanın DNA parçacıklarına rastlanması, bu DNA parçacıklarının bağırsaklarındaki bakterilerin yapısına geçme olasılığı Dünya Sağlık Örgütü’nün bu teknolojiye dair endişeleri arasındadır.

GDO’LAR İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER

GDO ile ilgili gıda güvenliği konusu uluslararası boyutta FAO/WHO Kodeks Alimentarius Komisyonu tarafından takip edilmektedir. GDO’lar ile ilgili yasaların çok fazla ve sınırlayıcı olduğu Avrupa Birliğinde 1829/2003 sayılı Tüzüğü uyarınca GDO’ları pazara sunmadan önce EFSA’nın bilimsel görüşü alınmaktadır. EFSA gıda güvenliği üzerinde doğrudan veya dolaylı etkisi olan tüm konularda tavsiye verme görevinin yanı sıra gıda ve yem güvenliği, bilgi ve risk iletişimi konularında da bilimsel olarak görüş sunan bağımsız bir kurumdur. EFSA’nın ana görevleri risk değerlendirmesi ve risk iletişimidir. Risk değerlendirmesinde AB Komisyonu’ndan kesin olarak bağımsız, risk iletişiminde AB Komisyonu ile ortak hareket etmektedir (Peter, Mojca ve Primo, 2011). Fakat buna rağmen birçok Avrupa ülkesi, Avrupa düzenlemelerinin "İhtiyatlılık ilkesi" gereği GD ekin yapılmasını yasaklamış olduğundan GD ürün yetiştirmemektedir (Adenle, 2011).

Türkiye açısından GDO ile ilgili yasal düzenlemeler Helsinki Zirvesi ile 1999 yılında Türkiye Avrupa Birliği’ne aday ülke olarak kabul edilmesi ve Kopenhag Kriterleri ile Avrupa Birliği müktesebatına uyum süreci dolayısıyla başlamıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından GDO içeren gıda ve yem maddeleri hakkında karar verme, işleme, ithalat, ihracat, izleme, tescil, etiketleme, kontrol ve denetim ile ilgili usul ve esasları belirlemek için hazırlanan ve 26.10.2009 tarihli-27388 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Gıda Ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol Ve Denetimine Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir (Kaynar, 2009).

TÜKETİCİLERİN GDO’LAR HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜ

Tuna ve Özdemir (2009), Türkiye’de toplumun GDO’lar ve genetiği değiştirilmiş ürünler (GDÜ)’ler konusundaki bilgi düzeyleri ve bu doğrultuda söz konusu ürünleri tüketmek konusundaki eğilimlerini araştırmış ve bu amaçla 18 yaş üstü 2544 kişi ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de toplumun GDO’lu ürünler konusunda genel düzeyde haberdar olduğu, ancak GDO’ların genel etkileri ve GDÜ’lerin tüketilmesinin yaratabileceği olumsuz etkiler konusunda bilgili olmadıkları görülmüştür.

Farklı bölgelerdeki tüketicilerin genetiği değiştirilmiş gıdalara yönelik tutumunun farklı olduğu görülmektedir. Avrupalı tüketicilerin GD gıdaları etik bir zeminde kabul etmeleri negatif iken, Amerikalı tüketiciler ise GD gıdaların hem üreticilerin hem de tüketicilerin yararına olabileceğini düşünerek nötr bir tutum sergilemektedir (Bredahl ve diğ., 1998).

KAYNAKLAR

Adenle A., 2011, Are transgenic crops safe? GM agriculture in Africa, http://ourworld.unu.edu/en/are-transgenic-crops-safe-gm-agriculture-in-africa/ (25 Haziran)

Akdur, R., 2006. Sağlık Sektörü Temel Kavramlar, Türkiye ve Avrupa Birliği’nde Durum ve Türkiye’nin Birliğe Uyumu. Genişletilmiş ve Güncellenmiş 2. Baskı, Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi, Araştırma Dizisi (25): 349.

Atsan T., Kaya T. E., 2008, Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) Tarım ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri, U. Ü. ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2008, Cilt 22, Sayı 2, 1-6 (Journal of Agricultural Faculty of Uludag University)

Bredahl, L., Grunert, K. G., & Frewer, LJ, 1998. Consumer Attitudes and Decision Marketing with Regard to Genetically Engineered Food Products – A Review of the Literature and a Presentation of Models for Future Research. Journal of Consumer Policy, 21, 251-277.

Cisterna B, Flach F, Vecchio L, BarabinoSML, Battistelli S,Martin TE, et al. Can a geneticallymodified organism-containing diet influence embryo development? A preliminary study on pre-implantation mouse embryos. Eur J Histochem 2008;52:263–7.

Demir A, Pala A. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalara Toplumun Bakış Açısı. Hayvansal Üretim, 2007; 48 (1): 33-43.
Dharmananda S., 2005, Issues Surrounding Genetically Modified (GM) Products, Institute for Traditional Medicine, Portland, Oregon

European Food Safety Authority (EFSA), 2004. EFSA provides scientific advice on the use of antibiotic resistance marker genes in genetically modified plants 19 April 2004. http://www.efsa.europa.eu/en/news/news/gmo040419a.htm

Ergin, I. Ve Karababa, A.O., 2011.  Genetiği değiştirilmiş organizmalar: Sağlığa zararlarını kanıtlamak neden zor? Sorunlar ve riskin ipuçları, Türkiye Halk Sağlığı Dergisi 2011;9(2), 118. 

Goodman RE, 2005. Asseessing Genetically Modified Crops to Minimize the Risk of Increased Food Allergy: A Review: International Archives of Allergy and Immunology, 137 (2): 153.
Gülbay D, Özçelik B, Kahveci D., 2006. Türk Tüketicisinin Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar Hakkındaki Görüşleri, Türkiye 9. Gıda Kongresi Bildiriler Kitabı, ss. 845-848.

Gürbüz H., Kaya E., Derman M., 2012, Üniversite Öğrencilerinin Genetiği Değiştirilmiş Gıda Ürünlerine Bakışı, Iğdır Univ. J. Inst. Sci. & Tech. 2(3): 55-60

Hall, C., 2008. Identifying Farmer Attitudes Towards Genetically Modified (GM) Crops in Scotland: Are They Pro- or Anti- GM? Geoforum 39: 204-12.

Kaynar, P. 2009. Genetik olarak değiştirilmiş organizmalar (gdo)’a genel bir bakış, Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi 66 (4): 177-185.

Kulaç İ, Ağırdil Y, 2006. Yakın M. Sofralarımızdaki Tatlı Dert, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ve Halk Sağlığına Etkileri. Türk Biyokimya Dergisi, 31 (3): 151-5.

Meseri, R., 2008. Beslenme ve genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), TAF Prev Med Bull 7 (5):455-460.

Nordlee JA, Taylor SL, Townsend JA, Thomas LA, Bush RK, 1996. Idendification of A Brazil-Nut Allergen in Transgenic Soybeans. The New England Journal of Medicine, 344, 688-92.

O’Fallon MJ, Gursoy D, Swanger N, 2007.  To Buy or Not To Buy: Impact of Labeling on Purchasing Intentions of Genetically Modified Foods. Hospitality Management, 26: 117-30.

Ozer BC, Duman G, Cabuk B. Turkish Preschool Staff’s Opinions about Hormones, Additives and Genetically Modified Foods. Procedia Social and Behavioral Sciences, 2009; (1): 1734-43.

Peter, R., Mojca, J. and Primo, P., 2011. Genetically modified organisms (GMOs), Elsevier, pp. 879-888.

Schneider K. R., Schneider R. G., 2002, Genetically Modified Foods, http://edis.ifas.ufl.edu/pdffiles/FS/FS08400.pdf  (15 Haziran)

Séralini GE, Cellier D, Vendomois JS., 2007. New analysis of a rat feeding study with genetically modified maize reveals signs of hepatorenal toxicity, Arch Environ Contam Toxicol 2007.

Tuna, M. ve Özdemir, O., 2009. Türk Toplumunun Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) Kullanımına İlişkin Eğilimleri, VI. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı, ss. 719-762.
Ünal, A., 2009. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ve Biyogüvenlik Yasa Tasarısı. Alıntı adresi: http://www.ekopolitik.org/images/cust_files/090731172140.pdf

World Health Organisation (WHO), 2005. Modern food biotechnology, human health and development: an evidence-based study. Alıntı adresi: http://www.who.int/foodsafety/publications/biotech/biotech_en.pdf

Etiketler
Onay Bekleyenler 0
Yorumlar 0
Yorum Yapmak için Üye Girişi yapınız.
Uzmanın Sitedeki Foto Galerileri (Toplam kez okundu)
Uzmanın Sitedeki Yazıları (Toplam kez okundu)