Menu
BESLENME & OBEZİTE

Tamamlayıcı Beslenme

Tamamlayıcı Beslenme
Yayınlanma Tarihi: 17.06.2014
Okunma Sayısı: 1570

Bebekler için sağlıklı beslenme, ilk 6 ay tek başına anne sütü alımının 2 yaşına kadar tamamlayıcı besinlerle desteklenmesiyle mümkündür. Tamamlayıcı besinler, 6-24 aylık dönemde anne sütünü tamamlamak amacıyla beslenmeye ilave edilen yiyecek ve içeceklerdir. Tamamlayıcı beslenmede amaç anne sütünün yerini almamak, anne sütünün destekleyicisi olmaktır. Bu dönemde bebek ayrıca değişik tat, lezzet ve yapıda besinlerle tanışır, yeme işlevi için gerekli olan, nöromüsküler gelişime yardımcı olur. Tamamlayıcı besinlere başlama zamanında bebeğin gastrointestinal sistemi, metabolik, nörolojik ve psikososyal gelişimi etkili olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Pan Amerikan Sağlık Örgütü (PAHO) tamamlayıcı besinlere anne sütü ile beslenmeye devam edilirken 6. ayda (180 gün) başlanmasını, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) zamanında doğmuş bebeklerde, tamamlayıcı besinlere 4-6 ay arasında başlanmasının güvenli olduğunu bildirmektedir. Avrupa Pediatrik Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Derneği (ESPGHAN) ilk 6 ay sadece ve ağırlıklı olarak anne sütü verilmesinin belirterek, tamamlayıcı besinlerin 17. haftadan önce ve 26. haftadan geç başlanmamasını önermektedir. Türkiye’de ise Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2008 yılı verilerine göre, tamamlayıcı besinlere bebeklerin %56’sında 2-3 aylık dönemde başlandığı ve önerilere uyulmadığı görülmektedir.

Tamamlayıcı besinlere, bebeğin artan enerji gereksiniminin anne sütüyle karşılanamaması, doğumda sağlanan demir ve çinko depolarının tükenmesi, farklı tat ve kıvamların bebekte ısırma ve çiğneme becerisini artırması, daha geç başlanmasının besinlerin reddedilmesine neden olmasından dolayı 6. ayda başlanmaktadır. Altınca aydan önce başlanmamasının nedenleri ise anne sütünün yerini alarak annenin daha az süt üretmesi ve anne sütü verme süresinin azalması, bebeğin besinsel ihtiyaçlarının karşılanamaması, anne sütündeki koruyucu etmenlerin daha az alınmasına bağlı hastalık ve ölüm riskinin artması, ilk aylarda dilin dışarı itme refleksinin güçlü olmasıdır.

Tamamlayıcı beslenmede dikkat edilmesi gereken prensipler; zamanında başlanması, verilen besinlerin yeterli-çeşitli ve güvenilir olması, yaşına uygun öğün aralıkları ve beslenme düzeninin oluşturulması, çocuğun açlık tokluk, iştahına duyarlı beslenmenin uygulanması ile uygun araç ve gereçlerin kullanılmasıdır. İyi bir tamamlayıcı besin; enerji, protein, vitamin ve minerallerce (özellikle demir, çinko, kalsiyum, A vitamini, C vitamini, folat) zengin, temiz, güvenli, boğulmaya sebep olmayan, tuz ve şeker içermeyen, bebek tarafından sevilen ve kolayca yenebilen, bölgesel olarak kolay ulaşılabilir, satın alınabilir ve kolay hazırlanabilendir.

Bebeğin ihtiyaç ve alımları doğrultusunda, bebek büyüdükçe kademeli olarak besin kıvamı ve çeşitliliği arttırılmalıdır. Bebekler 6. ayın başında ezilmiş, püre haline getirilmiş yarı katı besinleri yiyebilir. Kıvamı koyu kaşıktan parça parça düşecek şekilde olmalıdır. 8. ayda en geç 10. ayda partiküllü ve parmak yiyeceklere geçilmelidir. 12. ayda bebeklerin çoğu ailenin diğer fertlerinin yediği yiyecekleri yiyebilir. Pütürlü besinlerin 10. ay ve sonrasına kadar verilmemesi, bebekte ileri dönemde beslenme sorunlarının oluşma riskini arttırabilmektedir. Fındık, üzüm, çiğ havuç, kuru üzüm, patlamış mısır gibi şekil ve kıvamı sebebiyle boğulmalara sebep olabilecek besinlerin verilmesinden 4 yaşına kadar kaçınılmalıdır.

Anne sütü alan bebekler için uygun öğün sayıları 6-8 ayda 2-3 kez, 9-11 ayda 3-4 kez ve 12-24 ayda 3-4 kez beslenmeye ilave besleyici 1-2 ara öğündür. Anne sütü alan bebekler 6-8 ayda minimum 2 öğün, 9-23 ayda 3 öğün, anne sütü almayan bebekler 6-23 ayda mimimum 4 kez tamamlayıcı besinlerle beslenmelidir. Bebeklerin mide kapasitesi 30g/kg olduğundan öğün sıklığı ile öğünde verilen besinin besin öğesi içeriği ve kıvamı büyük önem taşımaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde bebekler için tamamlayıcı besinlerden alınması gereken enerji miktarları sırasıyla 200 kkal/gün, 300 kkal/gün ve 550 kkal/gün’dür. Tamamlayıcı besinlerin minimum enerji yoğunluğu 0,8 kkal/g olması önerilmektedir. Protein güvenilir alım düzeyi 6-9 aylık bebekler için 1,09 g/kg, 9-12 aylık bebekler için 1,02 g/kg’dır.

Bitkisel kaynaklara dayalı tamamlayıcı besinler demir, çinko, kalsiyum gibi mineral içerikleri süt çocuğunun gereksinimlerini karşılaya¬maz. Elma ve/veya şeftali püresi, pirinç unu ile hazırlanmış muhallebi, yoğurt, sebze püresi ilk başlanacak tamamlayıcı besinlerdir. Allerji yapma riski olan turunçgiller, yumurta, ekmek, balık ve et ilk verilecek besinler arasında yer almamaktadır. Et, kümes hayvanları, balık veya yumurta her gün veya mümkün olduğunca sık, vitamin A açısından zengin sebze ve meyveler her gün verilmelidir. Sebzelerin bekletilme süresine bağlı olarak sebzelerde vitamin kaybı olmaktadır. Bu nedenle sebze püresinin günlük hazırlanması ve tüketilmesi önemlidir.6. aydan sonra etin erken bebek beslenmesine eklenmesi ve düzenli kullanılması yeterli çinko alımını sağlamaktadır. Aynı zamanda et, demir, B6 ve B12 vitamin gereksinimlerinin karşılanmasını da sağlar. Demirden zengin ve biyoyararlılığı yüksek besinler sırasıyla karaciğer, kırmızı et, tavuk etinin beyaz olmayan kısımları ile demirden zenginleştirilmiş tahıllı bebek mamalarıdır. Yumurta sarısı, kuru baklagiller demirden zengin ancak emilimi düşük olan besinlerdir. Demir emilimi düşük olan bu besinlerin demirinden tam yararlanabilmek için, C vitamininden besinlerle tüketilmesine özen gösterilmelidir. Yoğurt ve peyniri pH’ın düşük olması nedeniyle demirin emilimi daha fazla, kalsiyum ve magnezyumun emilimleri daha kolaydır. Yağlar, esansiyel yağ asitlerini içermesi ve yağda eriyen vitaminlerin emilimine olanak sağlamasının yanı sıra, besinlerin enerji yoğunluğunu ve duyusal kalitesini arttırır.

Liften zengin besinlerin 12. ayın sonuna doğru verilmesi, hazımsızlıkların oluşmasını ve kalsiyum ve çinkonun bağırsaktan emiliminin engellenmesini ortadan kaldırır. Bakla nadir olmakla birlikte favizme yol açacağından, patlıcan da vitamin ve mineral içeriğinin düşük olması nedeniyle bebekler için uygun tamamlayıcı besinler değildir. İlk 12 ayda, bebeğin günlük gereksiniminin tümünün inek sütü ile karşılanması; bağırsak geçirgenliği fazla olması ve allerjisinin diğer dönemlere göre daha sık görülmesi nedeniyle önerilmemektedir. İnek sütünün, yoğurt ya da muhallebi biçiminde tüketilmesi sindirim sistemi için daha az sorun oluşturabilmektedir. Çay ve kahve hem olmayan demirin emilimini azalttığı için önerilmemektedir. Fazla meyve suyu, diğer yiyeceklere karşı olan iştahını azalttığından 6. ay ve sonrası için 120-180 ml/gün geçmeyecek şekilde sınırlandırılmalıdır. İkiyüzelli ml’den fazla meyve suyu tüketimi ise diyareye sebep olabilmektedir.

Bebeklerin ne yediği kadar bu dönemde nasıl yediği önemlidir. Yemek sofrasında ailenin mutlu olması bebeğin yetişkin dönemki yemek düzeninin, beslenme alışkanlıklarının oluşmasında ve sağlıklı beslenmesinde çok etkilidir. Bebeği besleyen kişi ne ile, nerede, ne zaman beslenileceğine karar verirken bebek de ne kadar tüketeceğine karar vermelidir. Kendi besin tüketimine karar verme becerisinin geliştirilmesi  tüm yaşamını etkileyecek benlik saygısının oluşmasında temel mekanizmadır. Duyarlı besleme tekniği ile; bebeğin yemek yemesine yardımcı tepkilerine duyarlı olunmalı, sabırla acele edilmeden beslenmeli, yemesi için desteklenmeli, öğün süresince bebekle birlikte kalınarak dikkatli olunmalıdır. Yemenin teşviki için değişik besin birleşim, tat ve dokuları denenmeli, besinler en az 10 kere tekrarlı şekilde verilmelidir. Kalori alımları öğünden öğüne değişkenlik gösterdiğinden, bebeklerin doyma sinyallerine duyarlı olunmalıdır.

Bebekliğin ikinci 6 aylık dönemi diyarenin zirve yaptığı aynı zamanda tamamlayıcı besin alımının arttığı dönemdir. Besin hazırlanması, pişirilmesi ve saklanmasındaki temel ilkeler besin öğelerinde kayıpları minimuma indirir. Kullanılan ekipmanları yüksek ısıda yıkamak ve etkili durulamak hem mikrobiyolojik hem de kimyasal kirlilikten korunmak için gereklidir. Temiz ve güvenli besin sağlamak için, önce eller yıkanmalı, eldeki tüm kesik ve yaralar kapatılmalı, yemek öncesinde çocuğun elleri yıkanmalı, meyve ve sebzeler iyi yıkanmalı, yemekler en az 70ºC’de pişirilmeli, tekrar ısıtılırken en az 70ºC’e kadar ısıtılmalı, çiğ ve pişmiş besinler temas ettirilmemelidir. Yeşil yapraklı sebze içeren tamamlayıcı besinlerin nitrit miktarının arttırması nedeniyle 1 kereden fazla ısıtılmamalıdır. Temiz ve güvenilir su kullanılmalıdır.

Tamamlayıcı beslenme dönemi, anne sütü veriminin desteklendiği, yetişkin dönem beslenme alışkanlıklarının temellerinin atıldığı önemli bir dönemdir. Bu dönemde bebeğin yüksek enerji ve besin öğesi gereksiniminin karşılanması optimal büyüme ve gelişme potansiyelinin gerçekleştirilmesinde önemlidir.

KAYNAKLAR

1. World Health Organization and UNICEF. Global strategy for ınfant and young child feeding. Geneva, World Health Organization, 2003. http://www.who.int/nutrition/publications/implementing_gs_iycf_report_content. pdf.

2. Pan American Health Organisation. Guiding principles for complementary feeding of the breastfed child. Washington DC: Pan American Health Organisation and World Organisation, 2002.  http://www.who.int/nutrition/publications/guiding_principles_compfeeding_breastfed.pdf.

3. Devaney B, Ziegler P, Pac S, Karwe V, Barr Sl. Nutrient intakes of infants and toddlers. J Am Diet Assoc. 2004;104:14-21.

4. Friel JK, Isaak AC, Hanning RM, Miller AC. Complementary food consumption of Canadian infants. The Open Nutrition Journal. 2009;3:11-16.

5. Gür E. Tamamlayıcı beslenme. Türk Pediatri Arşivi. 2006;41:181-188.

6. Raiten DJ, Kalhan SC, Hay WW Jr. Maternal nutrition and optimal infant feeding practices: executive summary. Am J Clin Nutr. 2007;85(2):577-583.

Etiketler
Onay Bekleyenler 0
Yorumlar 0
Yorum Yapmak için Üye Girişi yapınız.
Uzmanın Sitedeki Foto Galerileri (Toplam kez okundu)
Uzmanın Sitedeki Yazıları (Toplam kez okundu)