Menu
BESLENME & OBEZİTE

Okul çağı çocuklarında beslenmenin önemi

Okul çağı çocuklarında beslenmenin önemi
Yayınlanma Tarihi: 03.01.2016
Okunma Sayısı: 1496

Doğumunu daha dün gibi hatırladığımız çocuklarımız hızla büyüyerek okula başladı ve yeni eğitim öğretim yılının başlaması ile öğretmenlerine ve arkadaşlarına kavuştu. Anne ve baba olarak bizlerin en büyük arzusu çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu olmasıdır ve tabiki iyi bir eğitim alarak meslek sahibi olmalarını da görmek isteriz.

Okul başarısında sadece okulun ve öğretmenlerin rolü olmayıp en önemli etkenlerden birinin de beslenme olduğu artık kesin olarak kabul edilmektedir.

Beslenme yaşamın her döneminde olduğu gibi özellikle büyüme ve gelişmenin çok hızlı olduğu okul çağı çocukları için büyük önem taşımaktadır. Yeterli ve dengeli beslenen çocukların beklenen büyüme ve gelişmeyi sağladıkları görülmektedir. Aksi taktirde büyüme ve gelişmeleri geri kalarak, daha kısa, zayıf, güçsüz ve motor becerisi az olan yetişkinler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Okul çağı çocuklarının yetersiz, dengesiz ve aşırı beslenmesi birçok sağlık problemine neden olmaktadır. Bu yaş grubunda en sık görülen beslenme problemleri; obezite, demir yetersizliği anemisi, diş çürükleri ve zayıflıktır.

Sağlık Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesinin 2010 yılında bir arada yürüttüğü Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması sonuçlarına göre; 6-18 yaş grubu okul çağı çocuklarında obezite görülme oranı % 8.2 (erkeklerde %9.1, kızlarda %7.3) olarak saptanmıştır. Aynı yaş grubunda fazla kilolu olan çocukların oranının da % 14.3 olduğu belirlenirken toplamda %22.5 oranında kilolu ve obez çocuğun olduğu belirlenmiştir. Yani her 4 çocuktan biri kilo problemi yaşamaktadır.

Zayıflık başlı başına önemli bir sağlık problemi olarak değerlendirilmektedir. Sağlık bakanlığının Tüm Türkiye’de yürüttüğü 2011 yılında yayınlanan okul çağı çocuklarında büyümenin izlenmesi projesi raporuna göre 6-11 yaş grubu çocucu 6.5 ila 9.3 oranında yaş gruplarına göre değişmektedir.

Çocuklarda obezite ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının ileri dönemde kalp hastalıkları, diyabet, yüksek tansiyon ve bazı kanserlere zemin hazırladığı ve ağırlık denetiminin çok önemli olduğu belirlenmiştir.

Türk Diş hekimleri Birliğinin yayınladığı rapora göre Ülkemizde 5-9 yaş arasında bile süt ve daimi dişlerde çürük+dolgulu diş ve çekilen diş sayısı toplamı 5.2’dir. Bu sayı maalesef yaşa bağlı olarak artmaktadır. Diş problemlerinin temelinde yetersiz kalsiyum alımı ile birlikte özellikle şekerli gıda tüketiminin fazla olmasının etken olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca diş fırçalama alışkanlığının da küçük yaşlarda başlayarak okul çağı döneminde düzenli olması çok önemlidir.

Türkiye de yapılan çalışmalarada demir eksikliği anemisi okul çağı çocukları için çok büyük büyük bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Demir eksikliği olan çocuklarda algılamada gerilik ve dikkat dağınıklığı oluşarak okul başarısı düşmektedir. Demir eksikliği anemisinin devam etmesi durumunda halsizlik, yorgunluk, sık hastalanma ve iştahsızlık gibi problemlerde görülerek hem genel sağlığı hem de okul başarısını olumsuz etkilemektedir.

Tek başına birey olarak yiyecek seçimlerini yaptığı, okul kantinlerini kullandığı ve marketlerden alışveriş yapabildiği bu yaşlar doğru beslenme alışkanlıklarının kazanıldığı önemli bir yaşam evresidir.Bu dönemde kananılan doğru beslenme alışkanlıkları tüm yaşamı etkiler.

O zaman okul çağı çocukları için en önemli geliştirilmesi gereken beslenme alışkanlıklarına şöyle bir bakalım.

- Kahvaltısız gün geçirilmemelidir. Sabah kan şekeri en düşük düzeydedir. Beynimizin çalışması için sadece kan şekerinin kullanıldığı düşünülürse sabah kalktıktan en kısa süre sonra hemen kahvaltı yapılmalıdır. Kahvaltı yapmayan çocukların dikkatlerinin daha dağınık, konsantrasyonlarının ve anlama kapasitelerinin düşük olduğu çok iyi bilinmektedir. Unutmayın kahvaltısız bir okul başarısından söz edilemez.

- Her gün her besin grubundan yeterince tüketilmelidir. Besinler benzer içeriklerine göre 4 grupta toplanmıştır. Birinci grup süt, yoğurt, ayran gibi kalsiyumdan zengin yiyecekler, ikinci grup et, yumurta, kurubaklagiller gibi proteinden zengin yiyecekler, 3. Grup sebze ve meyveler, 4. Grup ise ekmek, pilav, makarna, erişte, bulgur gibi tahıllardan zengin gruptur. Günlük ihtiyacın karşılanmasında her besin grubundan alınmalıdır. Bu nedenle besin çeşitliliği çok önemlidir.

- Her gün yeterli ölçüde kalsiyumdan zengin yiyecekler  tüketilmelidir. Okul çağı kemiklerin uzadığı ve içerisinin yoğunluğun artığı bir dönemdir. Bu dönemde kalsiyumdan zengin beslenme boy uzamasını etkilediği gibi ileride osteoporoz hastalığından korunmada da çok etkilidir. Bu nedenle okul çağı çocukları her gün 2-3 porsiyon süt, yoğurt, ayran gibi yiyecekleri tüketmelidir. Ayrıca peynirinde yüksek kalsiyum içerdiği unutulmamalı ve her gün peynir tüketimine dikkat edilmelidir.

- Besin değeri olmayan atıştırmalıklardan kaçınılmalıdır. Çocuklar okulda, aileden ayrı olarak beslenme ile ilgili ilk kez kendi kararlarını almaya başlarlar. Gerek okul kantinleri gerekse çevrede yiyecek satılan yerlerin keşfi bu çağ çocukların kalori değeri yüksek besleyici değeri çok olmayan yiyeceklere yöneltir. Bu nedenle çocuklarımıza ara öğünler için atıştırmalık sağlıklı yiyecek seçimlerini öğretmeliyiz. Özellikle taze ve kuru meyveler, kuruyemişler, süt, yoğurt, ayran gibi yiyecekler, sandviç, tost gibi yiyecekler, tatlı tüketilmek istenildiğinde sütlü tatlı ve dondurma gibi yiyecekler sağlıklı atıştırmalıklar olarak dikkati çekmektedir. Tüm bu sayılan yiyecek ve içecekler çocuğumuz için enerji dışında büyüme ve gelişmesini destekleyen birçok önemli besin öğesi de içermektedir.

- Sıvı tüketimi artırılmalıdır. Yetişkin vücudunun yaklaşık %50’si sudan oluşmakta ve bu oran çocuk ve gençlerde yani okul çağı çocuklarında daha fazla olmaktadır. Vücudumuzda bu kadar fazla miktarda bulunan suyun fonksiyonları da saymakla bitmez. Özellikle okul çağı çocuklarının okul zamanları boyunca sıvı tüketimini ihmal ettikleri görülmektedir. Yetersiz sıvı tüketiminin algılama, konsantrasyon eksikliği ve yorgunluk gibi etkilerinin olabileceği unutulmamalıdır.

- Sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır. Sebze ve meyveler özellikle içerdikleri vitamin ve mineraller sayesinde vücut çalışmasında çok etkili yiyeceklerdir. Taşınması ve tüketiminin kolaylığı nedeni ile çocuklarımıza okulda tüketebilecekleri taze ve kuru meyveler ile havuç salatalık gibi atıştırmalıkları koyabiliriz.

- İyot normal büyüme ve gelişme için elzem olan bir mineraldir. Çocuklarda iyot eksikliğinin öğrenme güçlüğüne ve dolayısı ile okul başarısındaki düşüklüğe neden olduğu bir çok çalışmada ortaya konmuştur. Türkiye’de iyot yetersizliği sonucu karşılaşılan problemlerin büyüklüğü sonucu tuzların iyotlanması kanunen zorunlu hale getirilmiştir. Ancak halen kaya tuzu gibi iyot içermeyen tuzların kullanımı da görülmektedir. İyotlu tuz kulla  etti. İyot eksikliği zeka gelişimini 10-13 puan azaltıyor" diye konuştu. 

Etiketler
Onay Bekleyenler 0
Yorumlar 0
Yorum Yapmak için Üye Girişi yapınız.
Uzmanın Sitedeki Foto Galerileri (Toplam kez okundu)
Uzmanın Sitedeki Yazıları (Toplam kez okundu)